MENGEN İLÇESİNE ÖZGÜ
DEYİMLER
1- Dil kırma: Güzel konuşmak için kendini zorlarken gülünç duruma düşmek.
2- Gasiyan etmek: Kusmak.
3- Çoğnu ağrımak: Kalçası ağrımak.
4- Kemlik gelmek: Fenalaşmak.
5- Hamur yazmak: Yufka açmak.
6- Yalan sığmak: Yalan söylemek.
7- Çekiş etmek: Kavga etmek.
8- Mahna bulmak: Ayıplamak, kınamak.
9- Yatakalık etmek: Çok fazla şımarmak.
10- Tepe taklak gelmek: İşleri tersine gitmek.
11- Dingilbaş kurmak: Baş ve boyun üzerinde takla atmak.
MENGEN’DE EN ÇOK KULLANILAN ATASÖZLERİ
1- Süte düşmüş ak kaşık.
2- Bulutlar Devrek'e, öküzler zelveye.
3- Azı çocuğa, çoğu kocana gösterme.
4- Harman yel ile düğün el ile olur.
5- Kılıç keser, kol öğünür.
6- Bostanda iziniz olsun, yemeğe yüzünüz olsun.
7- Çobansız sürüye kurt düşer.
8- Eğri otur; ama doğru konuş.
9- Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
10- Çok söyleme arsız edersin, kitleme hırsız edersin.
11- Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah'a emanet et.
12- Ateş, kışın tatlısıdır.
13- Adın çıkacağına canın çıksın.
14- Ayı derisinden post, gavurdan dost olmaz.
15- Duman bacaya, kızlar kocaya.
MENGEN İLÇESİNE AİT YÖRESEL KELİMELER
ABICA |
Amca. |
ACUK |
Köy meydanına bakmak için açılan pencere. |
AFUR |
Hayvan yemlerinin koyulduğu ve yem yedikleri yer. |
ALLAH ANDI VERMEK |
Yemin vermek. |
ANADUT |
Üçlü çatal biçiminde bir tarım aracı. |
AŞEVİ |
Mutfak. |
AVLA |
Bahçenin etrafına çevrilen çit. |
AYUĞUL |
Ayol. |
BACA OMZU |
Ocakların üstünde kibrit ve lamba koyulan bölüm. |
BADILCAN |
Patlıcan. |
BAKANAK |
Sığır cinsi hayvanların ayaklarının arkasındaki iki küçük tırnak. |
BASAKBAŞI |
En son merdiven. |
BASAK |
Merdiven. |
BAYNIMAK |
Gelişmek, güçlenmek. |
BESTİL |
Pestil. |
BILDIR |
Geçen. |
BILDIR |
Geçen sene. |
BOCUT |
Bidon. |
BOCUT |
Su testisi. |
BOSTAN KIRIMI |
Ağustos sonu, eylül başı. |
BUĞAR |
Çeşme. |
CAĞLIK |
Banyo. |
CÖĞÜZ |
Ceviz. |
CUYİM-NİŞİM |
Hayvanlara çağrılırken kullanılan kelimeler. |
ÇATRA (ÇATARA) |
Cam ağacından yapılmış su kabı. |
ÇİÇEKLİK |
Misafir odalarında süs eşyası koymak için yapılan raf. |
ÇOKALAK |
Kambur, sırtı eğri. |
ÇOLAKLAMAK |
Görmeden eliyle bir şeyi yoklamak. |
DALAŞMAK |
Kümes hayvanları ile kedi, köpek gibi hayvanların kavgası. |
DAMAKSI |
Boyunduruğun alt kısmına takılan ağaç. |
DARALMAK |
Sıkılmak, fenalaşmak. |
DARLIK GELMEK |
Fenalık gelmek, içme bir sıkıntı gelmek. |
DEMŞEK |
Şımarık. |
DİNGİLDEMEK |
Düşecekmiş gibi iki yana sallanmak. |
DİNGİLMEK |
Bir yerden aşağı düşecekmiş gibi sarkmak. |
DİREMEC |
Deste yapılan aracın adı. |
DİREMEK |
Destek vermek, bir şeyi destek yapmak |
DİREN |
İki çatallı ağaç tarım aracı (dirgen). |
DİRGEN |
Ağaçtan yapılmış iki çatallı tarım aracı. |
DİZE |
Teyze. |
DORUK |
Örülen çorabın burun kısmı. |
DÜVENSİLLİK |
Boyunduruğu düvene bağlayan ağaç. |
EĞSİRAN |
Hamur yoğrulan kaptaki hamuru hem pazılamak, hem de biten hamur
artıklarını sıyırtmakta kullanılan demir alet. |
EĞÜN |
Köy evlerinde salona verilen isim. |
ELÇEME |
Yaramaz. |
ELET |
Getir. |
ELLEHELİM |
Galiba. |
ELLEK |
Fesat çıkaran, sözünde durmayan. |
ELLİK |
Eldiven. |
EMECEN |
Eskiden, bir bezin içine patates püresi ya da başka bir şey
konularak çocukların ağzına verilen birçeşit emzik |
ERÜK |
Erik. |
EVEĞUN |
Salon. |
GADIM |
Kardeşim (erkek için). |
GAKLIK |
Köy evlerinde balkon. |
GEGEK |
Bir şeyi çekmek için kullanılan araç. |
GEGEK |
Otluk denilen ekin yığınlarından ekin demetlerini çekmeye
yarayan
ucu kanca biçiminde uzun ağaçtan tarım aracı. |
GEREZLEMEK |
Kapıları ve pencereleri soğuktan korumak için perdelemek. |
GERİŞ |
Köylerin çevresindeki otlak alanlar, mera. |
GÖĞERMEK |
Morarmak, mosmor olmak. |
GÖVLEZ |
Köpek yavrusu. |
GÖZEMEK |
Yün çorapların eskiyen yerlerinin tekrar yünle örülerek
yamanması. |
GÖZER |
Bir cins ekin kalburlamaya yarayan araç. |
GÖZERLEMEK |
Ekin kalburlamak. |
GUFA |
Kova. |
GUSLAHANE |
Banyo. |
GÜDÜĞÜM |
Kardeşim (kız için). |
GÜME |
Yeni doğan hayvanların koyulduğu bölüm. |
GÜN KAVUŞMAK |
Güneşin batması. |
GÜVLEK |
Hayvanlara yiyecek hazırlanan kap. |
HAMBAR |
Kışlık yiyeceklerin bulunduğu yer. |
HELA |
Tuvalet. |
HELKE |
Bakraç. |
HOVLAMAK |
Ürkmek ya da korku sonucu birden atılmak. |
HÖCÜRE |
Köy evlerinde karanlık oda. |
IBÜRUK |
İbrik. |
İDARE |
Tenekeden yapılan gaz lambası. |
İLENMEK |
Beddua etmek. |
İLİYEN |
Leğen. |
KAVLAK |
Kabuk ya da derisi soyulmuş, kavlamış. |
KAVLAMAK |
Dış kabuk, ya da derinin soyulması. |
KAVSAL |
Yazın harmandan samanlığa saman taşımakta kullanılan araç. |
KAVŞAMAK |
Gevşemek, dağılmak. |
KELEZLENMEK |
Perdeli, sisli, bulanık görmek. |
KEMRE |
Hayvan gübresi. |
KEMRE |
Sığır cinsi hayvanların ahırlarda biriken pislikleri. |
KESİK |
Köyde sığırların her gün bir aile tarafından sırayla topluca
otlatılması. |
KILINMAK |
Karşı gelmek. |
KİLER |
Süt ve süt ürünlerinin koyulduğu yer. |
KlĞlŞTI |
Hışırtı, sessiz bir ortamda duyulan çok hafif ses. |
KÖMEÇ(GÖMEÇ) |
Bir cins büyükçe köy ekmeği, iri somun. |
KÖSNÜK |
Çökmüş, yere oturmuş. |
KÖSNÜMEK |
Çöke kalmak, çöküvermek. |
KURULUK |
Köylerde, evlerin yanında bulunan, odun ve tarım
araç-
gereçlerinin saklandığı ağaçtan yapılmış küçük bina. |
KÜRÜMEK |
Kürekle temizlemeye, toplamaya çalışmak. |
LAPÇIN |
Kara lastik. |
MİSİR |
Mısır. |
OTYOLUMU |
Haziran ayı. |
PİSLAYAÇ |
Saç üzerinde yapılan ekmeği çevirmeye yarayan alet. |
PÖRÜ |
Küçük çivi. |
SEDİR |
Tahtadan yapılan ve sadece oturmak amacıyla kullanılan oturmalık. |
SELAVATLAMAK |
Uğurlamak. |
SIRACALIK |
Pis. |
SİYAT |
Köy evlerinde giriş yeri. |
SUSA |
Yol boyunca. |
TEMEK |
Hayvan dışkılarının atıldığı pencere. |
YASLIYAÇ |
Ekmeğin şekil verildiği tahta. |
YIMIRTA |
Yumurta. |
YÜKLÜK |
Yatak, yorgan koyulan yer. |
ZAHRA |
Hayvan yemi. |
ZERHOŞ |
Sarhoş. |
|